Follow the Aegean Heartbeat

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti Kuşadası’nda çok önemli kazı bölgelerinden biridir.

0 167

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti Kuşadası’nda çok önemli kazı bölgelerinden biridir. Burası Kuşadası ilçe merkezine çok yakın olan bir bölgedir. Öyle ki, Kadıkalesi Kuşadası merkezine sadece 8 km uzaklıktadır ve Siteler olarak bilinen yönde yer alır. Yani şehir içi minibüsleri ile buraya kolayca ulaşım mümkündür. Ulaşım kolay olsa da Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti ortaya çıkarılmak için uzun süre beklemiş, arkeologlar bu bölgede büyük emek harcamışlardır.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti, Kuşadası’na geldiğinizde mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir antik kenttir. Bulunduğu konum itibariyle son derece önemli olan antik kentte kazılar başladığından bu yana arkeologlar, kendilerini çok şaşırtan bulgulara rastlamakta ve bu bölgeye olan ilgi ve merakları buldukları her yeni kalıntıyla daha da artmaktadır.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti kazı çalışmaları 2001 yılında Kuşadası Belediyesi, Ege Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın iş birliği sonucu başladı. 2017 yılına dek kazı ekibi çok sayıda şaşırtıcı kalıntıya rastladı. Şu anda bölgenin geçmişi ile ilgili edinilen bilgilerde uzun bir yol kat edilmiş durumda. Ancak kazılar merak ve heyecanla devam ediyor.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti ve Geçmişi

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti yerleşimi Prehistorik Dönemden Osmanlı Dönemine kadar uzanan zaman aralığında birçok kez kullanılmış. Bu nedenle bu zaman aralığında yaşayan pek çok medeniyete ait kalıntılar bulmak mümkün.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Nitekim Kadıkalesi’nin bulunduğu konum da buranın neden kullanıldığına dair önemli gerekçeler vermekte. Kadıkalesi Dilek Yarımadası ile Samos yani Sisam Adası arasındaki boğazı denetleyen bir noktada yer almakta. Çünkü bu boğaz Ege Denizi üzerinden yapılan ticarette çok önemli bir rol üstlenmekte.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti ve Önemi

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti içinde 23 metre yüksekliğinde ve 250 metre çapında bir höyük bulunuyor. Bu höyüğün de üzerinde arkeologların uzun çalışmalar sonucu belirlediği 13.yy’a ait Bizans Kalesi bulunuyor. Bizans Kalesi’nin bulunduğu konum itibariyle kenti koruduğu ve denize 200 metre uzaklıkta olduğu saptanmış.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti içinde çanak ve çömlekler de bulunmuş. Bunların Neolitik Çağa ait olduğu saptanmış. Bu saptamalar çanak ve çömleklerin 8 bin ila 10 bin yıl öncesinden kaldığını gösteriyor. Diğer bir şaşırtıcı husus da burada bulunan mezar taşlarının bir Hera Tapınağı’nın varlığını göstermesi. Bu tapınak Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti içinde Roma Çağı’nda bir Hera Tapınağı olduğu anlamına geliyor.

Piskoposluk ve Başpiskoposluk Merkezi Anaia

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti Hristiyanlığın resmî dil olmasının ardından Piskoposluk Merkezi oldu. Bulunan kalıntılar buranın ayrıca Bizans Dönemi’nde seramik üretimi ve cam üretimi için kullanıldığını gösteriyor. Anaia 13.yy’da Başpiskoposluk Merkezi olmuş ve Bizans Devleti’nde önemli bir gümrük kapısı olma niteliği taşımış.

Anıtsal Bir Kilise – Manastır Kompleksi

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti kazısı üzerinde çalışan ekip 2005 yılında şaşırtıcı kalıntılara rastlamış. Bu yıl içinde yapılan kazılarda ortaya çıkmaya başlayan kilise – manastır kompleksi arkeologlarda büyük bir heyecan uyandırmış. Sonradan yapılan araştırmalarla bu kompleksin Anaia Piskoposluğuna ait oluğu yani buranın 12. ve 13.yy’larda bir Piskoposluk Sarayı’na dönüştüğü anlaşılmış.

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti 1300’lü yıllarda Türklerin eline ve sonra sırayla 14.yy’da Aydınoğullarının, 15.yy’da Osmanlı Devleti’nin eline geçmiş. Anaia Kenti’nin taşıdığı önemi Kazı Heyeti Başkanı ve Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Mercangöz’ün yaptığı açıklamalarla anlamak mümkün. Bu açıklamalara göre kale sadece savunma amacıyla, limanı ve kenti koruma amacıyla yapılmamış. Açıklamalar şu şekilde: “Ticari olarak çömlek üretilen bir yer olduğunu gördük. 2006 yılında bir kilise ve manastırı açmaya başladık ve kalenin bir manastırı ve kilisenin yanı sıra ticari alanı koruduğunu düşündük. Kazılarda bir sürprizle de karşılaştık, büyük bir anıtsal altyapı bulduk. Olasılıkla 5. ya da 6. yüzyılda bu altyapının üzerine bir sütunlu bazilika inşa edilmiş. Ancak daha sonra Bizans’ın son yıllarında bu bazilika biraz plan değişikliğine uğramış, sütunları duvar içine saklanmış. Biraz daha batıya mekanlar eklenmiş. Güney batı köşeye sarnıç ve şapel eklemişler boyutlar büyümüş. Farklı mimari farklı plan ortaya koymuşlar belki önceki yıllarda höyük üzerine kurulan bu yapı, muhtemelen depremde yıkıldı. Orta Bizans’ta bu yapının güçlendirilerek yeniden kullanıldığını tespit ettik. Bu yıllarda kilisenin de anlamı değişiyor. Burası piskoposluk merkeziyken 13. yüzyılda başpiskoposluğa yükseliyor. Dolayısıyla anıtsal yapıyı daha görkemli kılıyorlar. Biz bunu mimari yapısıyla daha iyi algılayabiliyoruz.”

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti Kuşadası’na geldiğinizde mutlaka gezilecek ve görülecek yerler listesine eklemeniz gereken bir yer. Buranın tam konumuna şu bağlantı aracılığıyla bakabilir ve adresi kaydedebilirsiniz: Kuşadası Kadıkalesi Anaia Antik Kenti

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.